ANASAYFA  |  HAKKIMIZDA  |  İLETİŞİM   |  ÜYE KAYIT

Bu Dünyanın Ötesinden - Maurice Barbanell

SILVER BIRCH’ÜN medyomu olan Maurice Barbanell, yıllardır hem Two Worlds (İki Dünya) hem de Psychc Nezus (Psişik Haberler) adlı iki yayının editörlüğünü de yürüten çok verimli bir yazardır. İyi tanınan kitaplarından biri olan Where There is A Will (İstek Olduğunda) spiritüalist felsefenin olumlu düşünce ile nasıl birleştirileceğini ele almaktadır.

Bu yazımızda, sizlere Maurice Barbanell’in bu kitabından çok etkileyici alıntılar seçtik.

“Kim olursanız olun ya da nerede olursanız olun, evrendeki en büyük güçleri yardımınıza çağırabilirsiniz.”

“Her zayıflığın üstesinden gelmek ve her problemi çözmek için güce sahip olabilirsiniz. Zengin ve dopdolu bir hayatınız olmalı. İçinizde bunu gerçekleştirebilirsiniz.”

“İnsan, evrende yalnız değildir. Her insanı hayata bağlayan görünmeyen bir bağ vardır. Hepimiz onun birer üyesiyiz. Bizim hareketlerimiz insanlık ailesindeki diğer üyeleri de etkiler, büyük ya da küçük tüm hareketler yaşamlarımızı etkiler. Kendimizi diğer insanlardan izole edemeyiz. Başkalarına olan bağımlılığımız aslında iyi ya da kötü ile ilgili doğamızdan kaynaklanmaktadır, bundan kurtuluş yoktur. Bu anlamda, galiba hepimiz kardeşlerimizin bekçileriyiz.”

“Zihinsel ve ruhsal yardım, size bu dünyanın ötesinden ulaşabilir. Yükselen ve alçalan ‘melekler’ olarak betimlenen Yakup’un merdiveni bir hayalden çok daha fazlasıydı. Sonsuz basamakları ile cennetten dünyaya gelip gidiyordu; yani bir gelişim dizisi vardır, her biri alttakinden daha büyüktür ve birbirlerine bağlı olduklarından, çıkabileceğiniz en yüksek seviyeye gitmenizi sağlarlar. Kendinizi açtıkça daha yüksek nitelikli ilhamlar alabilirsiniz. Gelişiminiz de hareketlerinizin üst noktasını belirleyecektir.”

“Hem burada hem de ötealemde, ruhsal büyümeyi belirleyen etken karakterdir. İnsanlığın gelişmesi için harcadıkları emeklerden dolayı tarih kitaplarının sayfalarında adları yazılı pek çok reformcu ve öncü, araya ölüm girdi diye hizmet etme isteklerini asla kaybetmemişlerdir. Hayat süreklidir ve genişleyen bir süreçtir. İnsanları buradayken büyük kılan şeylerin etkileri başka yerlerde de devam etmekte, gelişmekte ve büyümektedir. Parlaklıklarını artırmış bu kişiler, artan bilgilerini ve güçlerini iletebilecekleri aracılar aramaktadırlar. Kutsal kitaplarda belirtildiği gibi peygamberler, kahinler ve görücüler de yükseklerden yardım almışlardır. Onların zamanında yaşayanlar, onların ilham aldıkları kaynakları yanlış anlamış ve yaptıklarını mucize olarak nitelendirerek korkuyla saygı göstermişlerdir. Oysa ki tüm bunlar, doğanın kanunu gereği gerçekleşmişlerdir.

“Yüksek kaynaklardan şuuraltına ve şuursuz zihinlere gelen ilham ve yardımların değeri bilinmelidir. Şuuraltımızın neler yapabileceği konusunda henüz her şeyi tam olarak keşfetmiş değiliz. İnsanın ilham alması, o şeyin olmasını sağlayan bir kanundur. Kanunlar sadece tek bir insan için değildir. Gerekli şartları sağlayan herkes için uygulanmaktadır. Algılarınız açık olduğunda, zihniniz yüksek güçlere hazır olduğunda siz de ilham alabilirsiniz.”

“Doğal kanunlar ile uyum içerisindesinizdir veya değilsinizdir; bundan dolayı da evrenle bir olursunuz ya da olmazsınız. Sonuçlar otomatik olarak kendini gösterecektir.

Yaşam okyanusunda amaçsız bir ağaç dalı olmaktansa varlığınızın amacını anlayarak bu büyük yaradılış içerisinde size düşen kısmı yerine getirebilirsiniz. Karakterin gelişimi bu planın en temel parçasıdır. Bedene gösterilen ilginin zihin ve ruha da gösterilmesi ile yaşam daha da genişleyecek ve tüm insanlık için daha da zengin bir macera haline gelecektir.”

“Yüksek güçler ile ilgili daha fazla şey bildiğinizde istediğinizi daha az elde edersiniz, bu bir gerçektir. Çok fazla mal varlığı olduğundan dolayı kendisinin önemli olduğunu düşünen kişi aslında düşüncesizdir. Onun değer yargıları yanlıştır, onun perspektifi merkezi değildir. Her şeyin bir sırası vardır. Zihniniz ve ruhunuz evren ile uyum içerisindeyse siz istemeden her şey yerli yerine oturacaktır.

“Benzer benzeri çeker. Fiziksel olduğu kadar zihinsel ve ruhsal unsurlar açısından da geçerlidir bu. Zihindeki nefret dolu, sinirli ve intikam isteyen zehir etkisini gösterir ve daha yüksek güçlere uyumlanma becerisini dumura uğratır; bunlar tıpkı kirli hava kadar atmosferi kirletmektedirler.

En alt noktadan bakıldığında çıkarını korumak, nefrete nefretle yanıt vermek gibi bir akılsızlığı dayatır.

Daha yüksek değerlendirmeler ise göstermektedir ki nefret ettiklerinize karşı iyi davranırsanız, kendiniz üzerinde çok büyük bir zafer elde edersiniz ve başarı yolunda oldukça kararlı bir adım atmış olursunuz. Yüce kanunlar ile ilgili pek fikri olmayanlar nefret içinde kalırlar. Bilgisi olanlar ise nefretin bir bumerang gibi işlediğini anlarlar. Olgunlaşmış ruhlar nefret etmez.”

“Akrabalarınızla aranızda doğal bir bağ olduğundan dolayı akrabalarınızı sevmeniz kolaydır. Bunda hiçbir zorluk yoktur. Karşılıklı çıkarlar ve sempati ile etkilendiğiniz kişileri sevmeniz de kolaydır. Sevmediklerinizi, sıcaklık hissetmediklerinizi sevmek kolay değildir. Ama bu, karakter açısından büyüklüktür ve zihnin ve ruhun gelişmesidir.”

 “Doğanızın daha yüksek unsurları aydınlığa çıktıkça yaşamın beklenmeyen mutluluklarla dolu olduğunu göreceksiniz. Bunlardan biri de almaktan ziyade vermekten dolayı mutlu olmaktır, karşınızdakinden hiçbir şey beklemeden vermek... Verirsiniz çünkü diğerlerini mutlu etmek için gerekli aşamaya ulaşmışsınızdır. Siz kendi ayaklarınız üzerinde durmaya başladığınızda, gücünüzün varlıktan ve yokluktan geldiğini fark ettiğinizde karakteriniz daha da kuvvetlenecektir.”

“Kaybedilen fırsatlar için tekrar tekrar pişmanlık duyarak veya kişisel acılardan dolayı kendi kendinize kuruntu yaparak zaman ve enerji harcamayın. Geçmişi veya geleceği değiştiremezsiniz. Sadece geleceğin kalıbını oluşturabilirsiniz.”

“İçtenlik, duanın tek anahtarıdır. Birden fazla hece içeren kelimeler veya ağır, ağdalı bir üslupla edilen dualar Tanrı’yı etkilemez. O Sonsuz Zeka’ya nelere ihtiyaç duyduğunuzun veya işlerin aslında nasıl yapılması gerektiğinin hatırlatılması gerekmez. Açıkçası, Sonsuz Zeka’nın daha siz bunları konuşmadan biliyor olduğu, O’na verilen bu addan da anlaşılabilir.

“Evren, yaşamın her unsurunun kaynaşıp içinde eridiği birliktir. Her an maddesel, zihinsel ve ruhsal alemlerde tezahür ederiz ve tüm bunlara rağmen hep aynı evren içerisindeyiz.

Madde, zihin ve ruh arasında çok belirgin bir ayırım yoktur. İnsanların ruhsal dünya diye tanımladıkları, evrenin uzak bir bölümünde yer alan bir mekan değildir.

Siz her zaman olduğu gibi ruhsal dünya içerisindesiniz. Uçaktayken ona yakın, bir denizaltındayken ondan uzak değilsiniz. Maddeyi, zihni ve ruhu farklı bölümlere ayıramazsınız. Maddi olarak sizi etkileyen şey, zihinsel ve ruhsal anlamda da sizi etkileyecektir. Aynı şekilde sizi ruhsal anlamda etkileyen şey, zihinsel ve maddi anlamda da etkileyecektir. Maddeyi, zihni ve ruhu kontrol eden kanunlar birbirleri ile de ilgilidir. Bunların arasında hiçbir şekilde anlaşmazlık olamaz çünkü bunlar Sonsuz Zeka ile yönetilmektedir.”

 “İnsanlar tarafından konan kanunlar ve doğal düzen arasındaki zıtlık kadar dikkat çekici başka bir şey daha olamaz. İnsanlar kendileri tarafından konan kanunları ihlal edebilirler çünkü bunlar yaşamın her anını kontrol edebilen kurallar içermezler ama insanlar doğa kanunlarını ihlal edemezler. Ekilen biçilir. Bu gerçek, doğa kanunlarının her aşamasında geçerlidir. Hiçbir hata olamaz.”

“Hiç kimse bilgeliği tekeline alamaz veya onu özel kanallardan akmaya zorlayamaz. Kutsal olanlar hariç, kitapların hiçbiri sonsuz ilhamın tümüyle ilgili bilgi veremez. Mabetlerin hiçbiri, Sonsuz Zeka’nın tümünü yeteri şekilde kapsayacak kadar büyük olamaz.

“Sebep ve sonucu düzenleyen doğal yasa, aziz ve günahkar arasında eşit bir ruhsal durumun bulunmayacağını söylemektedir. Aradaki fark, onların davranış ve karakteri ile sabitlenmiştir. Aksi olsaydı, ilahi adalet olmazdı. Yaşamın amacı, sonraki kaçınılmaz aşamalar için çeşitli deneyimlerin bulunduğu bir karakterin yaratılmasıdır. Dünya, derslerin olduğu ve daha büyük mevcudiyetler için eğitim aldığınız bir okuldur. Hiç kimse sizin yerinize sizin hayatınızı yaşayamaz. Sizin sorumluluklarınızı başka omuzlar taşıyamaz. Diğer insanların ne yaptığı, ne söylediği veya ne düşündüğü ile ilgili yersiz endişelere kapılmayın. Bu sizin sorumluluğunuz değildir. Siz kendi yaptıklarınızdan, söylediklerinizden ve düşündüklerinizden sorumlusunuz. Yaptığınız iyilikler size iyilik olarak geri dönecektir. İşlediğiniz günahlar da size daha kötü bir şekilde geri dönecektir.”

“Tamamen parlak ya da tamamen koyu hiçbir durum yoktur hayatta. Bir zirveye ulaştığınızda diğer zirve görünecektir. Daha çok çaba gösterdikçe yapılacak daha çok fazla şey olduğunun farkına varacaksınız. Bilgi rehberliğinde insan, ruhsal gerçekler içerisinde sonsuz zenginliği arayacak ve bir kere buldu mu bir daha kaybetmeyecektir. Kimse sizden ruhsal gerçekliklerinizi geri alamaz. İşte bunlar bu noktada, maddi değerlerden temel anlamda farklılık göstermektedirler. Bilginin elde edilmesi yaşamdaki en önemli amaçlardan biridir.

Cahillik yerine bilginiz olduğunda kendinizi daha iyi donanmış hissedeceksiniz. Cehalet, aklınızı hapseder. Oysa bilgi sizi serbest bırakan anahtardır. Bilgi sizi her yola götüremez çünkü inancın temel olduğu bazı yerler de vardır. Yüce gerçeklerin hepsi de sizin mevcut tekamülünüzde ifşa edilmeyecektir. Ama daha sonraları, yeni inanç daha üstün bilgiler üstüne inşa edilecektir.”

 

Two Worlds dergisinden çeviren: Deniz Özsov

 

 

KAYIT OLUN
Etkinliklerimizden haberdar olmak için mail adresinizi giriniz.


Haberler & Duyurular

15 Ekim 2016'da başlayacak olan "İRAD Kendini Bilmek Seminer"lerimiz Cumartesi günleri saat 15:00'de gerçekleşecektir.
» Devamı

06 Ekim 2016'da başlayacak olan "İRAD Varlıksal Gelişim Seminer"lerimiz Perşembe günleri saat 19:00 - 21:30 arasında gerçekleşecektir.
» Devamı

Haziran ayı itibariyle taşındığımız yeni adresimizdeki ilk konferansımız Sn. Jale Eğitim Önder'in sunumuyla gerçekleşti. "Hakikat Yolunda Rehberlik" isimli konferansımıza yaklaşık 65 misafirimiz katıldı.
» Devamı

Açık Adres Bilgilerine Buradan Ulaşabilirsiniz
» Devamı