ANASAYFA  |  HAKKIMIZDA  |  İLETİŞİM   |  ÜYE KAYIT

Bakış Açımız Dünyayı Değiştirir - Anthony Mello

Aklın yolu bir ama siz, bu yola girmek için en yakın çıkışa henüz varamadınız. Size kestirme yolu göstereceğim.

Aklın yoluna ulaşmak için atmanız gereken ilk adım, farkında bile olmadığınız negatif duygularınızla ilgilenmektir. Birçok insan, farkında bile olmadığı negatif duygulara sahiptir. Tarlanızdaki zararlı böceklerin ya da zararlı otların farkında değilseniz, onlardan kurtulamazsınız değil mi? İhtiyacınız olan ilk şey, negatif duygularınızın farkına varmaktır. Hangi negatif duygular? Örneğin sıkıntı. Kendinizi sıkıntılı ve kırgın hissediyorsunuz. Kendinizden nefret ediyorsunuz ya da suçluluk hissediyorsunuz. Hayatın amaçsız olduğunu ve bir anlam taşımadığını hissediyorsunuz; duygularınız incinmiş, sinirli ve gerginsiniz. Öncelikle, tüm bunlarla yüzleşin.

İkinci adım: Duygunun içinizde olduğunu, ancak aslında gerçek olmadığını anlamaktır. Bu, bu kadar net ve basit bir şeydir ama sizce, insanlar bunu biliyorlar mı? İnanın ki bilmiyorlar. Okulda bana nasıl yaşanacağını öğretmediler ama bunun dışında her şeyi öğrettiler. Sizlere de öğretmediler, sizler de bu basit gerçeği bilmiyorsunuz. Negatif duygular sadece içinizdedirler, gerçek değildirler. Öyleyse gerçek olmayan şeyleri değiştirmeye çalışmayın. Tüm bu negatif duyguların kaynağı olarak gördüğünüz insanları da değiştirmeye çalışmayın. Tüm zamanımızı ve enerjimizi dışsal koşulları değiştirmeye; eşlerimizi, patronlarımızı arkadaşlarımızı, düşmanlarımızı ve diğer herkesi değiştirmeye harcıyoruz. Oysa hiç bir şeyi değiştirmemiz gerekmiyor. Negatif duygular sizin içinizde. Dünyada hiç kimsenin sizi mutsuz etmeye gücü yetmez. Dünyada hiçbir olayın sizi incitecek ya da size zarar verecek gücü yoktur. Hiç bir olay, koşul, durum ya da kişi bu güce sahip değildir. Size bunu kimse söylemedi, değil mi? Hep bunun tersini söylediler. Bu yüzden de şu an içinde bulunduğunuz karmaşayı yaşıyorsunuz. Diyelim ki, piknik yaparken yağmur yağmaya başladı. Negatif duygulara sahip olan kim? Yağmur mu? Siz mi? Negatif duyguya yol açan ne? Yağmur mu, sizin tepkiniz mi? Dizinizi masaya çarptığınızda, masanın canı yanmaz. Acı dizinizdedir, masada değil. Mistikler binlerce yıldır gerçeğin “iyi” olduğunu, “kötü” olamayacağını anlatmaya çalışırlar. Sorun, gerçeklikte değildir. Sorunlar sadece insanın zihnindedir, daha doğrusu uykudaki insanın zihninde.

Üçüncü adım: Kendinizi asla o duyguyla (olumsuzluk) tanımlamayın. Bunun “Ben”le bir ilgisi yoktur. Benliğinizi o duyguyla açıklamayın. Eğer söylemek istiyorsanız, tamam, sıkıntı oradadır. Fakat “Ben sıkıntılıyım.” demeyin. Kendinizi duygunuzla açıklıyorsunuz. Bu sizin yanılsamanız; bu sizin hatanız. Geçecektir. Her şey geçer, her şey. Depresyonlarınızın ve heyecanlarınızın, mutluluğunuzla bir ilgisi yoktur. Onlar sarkacın salınımlarıdır. Sarkaç bir uçtan diğer uca salınır. Salınıma hazır olun. Hiçbir olay, negatif bir duyguyu haklı çıkarmaz. Dünyada negatif bir duyguyu haklı çıkaracak hiç bir koşul olamaz. Mistiklerin çağlar boyunca bize anlatmaya çalıştıkları şey budur. Fakat kimse dinlemiyor. Negatif duygu sizin içinizdedir. Mutluluğu elde etmek için ekstradan birşey yapmanız gerekmez. Meister Eckhart’ın da söylediği gibi, “Tanrı’ya ruhunuzdakilere bir şeyler ekleyerek değil, ruhunuzdakilerden birşeyler çıkararak ulaşırsınız.”. Özgür olmak için bir şeyleri bırakırsınız. Böylece özgür kalırsınız. 

Dördüncü adım: Olan biteni nasıl değiştirirsiniz? Kendinizi nasıl değiştirirsiniz? Bu noktada anlamanız gereken birçok şey ya da bir çok şekilde ifade edilen bir tek şey vardır.
Doktora gidip şikayetini anlatan bir hasta düşünün. Doktor, “Çok iyi, hastalığınızın belirtilerini anladım. Şimdi ne yapacağım biliyor musunuz? Komşunuza bir ilaç yazacağım!” der. Hasta, “Çok teşekkür ederim doktor, artık kendimi daha iyi hissediyorum.” diye cevaplar. Saçma değil mi? Ama bu hepimizin yaptığı şey. Uykuda olan kişi, bir başkası değiştiğinde kendisini daha iyi hissedeceğini sanır. Acı çekiyorsunuz, çünkü uykudasınız ve şöyle düşünüyorsunuz, “Birisi değişse yaşam ne kadar harika olurdu; örneğin komşum, eşim, çocuklarım, arkadaşlarım, patronum değişse, yaşam ne kadar harika olurdu!” Sürekli başkalarının değişmesini istiyoruz ve böylece kendimizi daha iyi hissedeceğimizi düşünüyoruz. Peki eşiniz ya da arkadaşınız değişse bile bu sizi nasıl etkiler? Yine eskisi kadar çabuk inciniyorsunuz, yine eskisi kadar şaşkınsınız, yine eskisi kadar uykudasınız. Değişmesi gereken sizsiniz. “Kendimi iyi hissediyorum çünkü dünya iyi.” demekte ısrar ediyorsunuz. Yanlış! Dünya iyi çünkü ben kendimi iyi hissediyorum. Bilgelerin, mistiklerin asırlardır sözünü ettikleri işte budur.

 

 

 

Awakening adlı kitaptan çeviren: Ebru Yeşim Gür

 

 

KAYIT OLUN
Etkinliklerimizden haberdar olmak için mail adresinizi giriniz.


Haberler & Duyurular

15 Ekim 2016'da başlayacak olan "İRAD Kendini Bilmek Seminer"lerimiz Cumartesi günleri saat 15:00'de gerçekleşecektir.
» Devamı

06 Ekim 2016'da başlayacak olan "İRAD Varlıksal Gelişim Seminer"lerimiz Perşembe günleri saat 19:00 - 21:30 arasında gerçekleşecektir.
» Devamı

Haziran ayı itibariyle taşındığımız yeni adresimizdeki ilk konferansımız Sn. Jale Eğitim Önder'in sunumuyla gerçekleşti. "Hakikat Yolunda Rehberlik" isimli konferansımıza yaklaşık 65 misafirimiz katıldı.
» Devamı

Açık Adres Bilgilerine Buradan Ulaşabilirsiniz
» Devamı