ANASAYFA  |  HAKKIMIZDA  |  İLETİŞİM   |  ÜYE KAYIT

Kozmik Bütünlüğün Ruhsal Hücreleriyiz

 İnsanoğlunun da gözlemlediği, bazen de çevresinde olup biten çelişkileri tecrübe ettiği bir dönem yaşıyor dünya. Çok sayıda karışıklık mevcut. Işıktan gelen birçok bilgi aracılığıyla, bizlere Bütün Varlıkların Tek’in, Bütünselliğin bir parçası olduğu öğretildi. Ama bazılarımıza göre böyle bir bilgi çok mantık dışı gelmektedir, çünkü o kadar çok savaş ve yıkım var ki.
 Yine de tüm evrenler, gezegenler ve insanlar bir bütünün içinde yer almaktadır:
 1- Evren, sonsuz sayıda birbirinin içine girmiş, görülmeyen Ruhsal Hücrelerden oluşmuş haldeki Gezegen Sistemlerinin tümünü birleştiren Kozmik Plandır. Orijinal yani İlk Planda birbirinden ayrı hücresel sistemler (ya da gezegenler) yoktu.
 2- Gezegensel Planlar, diğer gruplardan bağımsız bir şekilde yaşamaya karar vermiş zekalardan oluşan belirli “gruplardır“. Evren, Evrensel bir Sistem içinde bu zekaların yerleşebileceği, aynı zamanda tamamen bağımsız ve kendi gelişimlerinden sorumlu olabileceği alanlar yaratmak için gezegensel bölümleri kullandı.
 3- İnsan Planları... Belirli gezegen sistemlerinin sakinleri oldukları için, bu zekalar, kendilerini, kendi bağımsızlıklarını arayan farklı hücresel varlıklara böldüler. Bu sayede hayvan, bitki, mineral, deniz hayatı ve insan olarak bilinen planların takamülü gerçekleşti.
 Bu ”planların” meydana gelmesine rağmen, Birliğin Mükemmel Kozmik Yasası asla değişmedi. Var olan her şeyin birbiri içine girmiş haldeki birliği olan Mükemmel Evren, “bireysel hücreler”in yarattığı her sistemin içine, Kozmik Dengeyi sağlayan aynı yasayı taşıdı.
 “Her birimiz bir Evreniz.”, cümlesi her birimizin, Tek Olan Evrenin Ruhsal Elemanlarının tümüne sahip olduğu gerçeğini ifade etmektedir.
 Dünyanın sakinleri fizik varlıklar olarak bizler de İlahi Yasanın fiziksel kopyasını meydana getirdik. Hepimizin içinde, mükemmel bir biçimde dengelendiği takdirde mükemmel bir sağlığı koruyan fiziksel hücreler vardır. Kan hücreleri , kas hücreleri , sinir hücreleri ya da deri hücrelerinden biri dengesini yitirecek olursa, beden bozulmaya başlıyor. Ruhsal yönden de aynı şey geçerlidir. Eğer bir varlık “ruhsal hücre bozulmasına“ izin verirse, bir dengesizlik meydana gelecektir. Bu da sadece o varlığı değil, aynı zamanda sistemin diğer elemanlarını da etkileyen ruhsal bir çözülmeye yol açacaktır. Çünkü her varlık da, sonsuz evrenin bir “hücresi” olan her gezegen sistemi gibi, bir gezegenin bir “hücresidir”.
 Şimdi yaşadığımız gezegene bir bakalım. Bir yandan her yerde var olan kötülükleri görüyoruz, diğer yandan da çevremizi saran o çok büyük iyiliği görüyoruz. Işığın çocukları olarak hedefimiz, sistemin, dengesini sağlamasına yardım etmekir. Kendi kendimizle kalıp derin düşüncelere daldığımız anlarda her şeyin ilahi bir planla uyum içinde çalıştığını bilir gibi oluruz. Böylece bu “sözde” kötülüklerin, arınmaya yardımcı ve bu sayede dengeyi sağlayıcı karmik ihtiyaçlar olduğunu kabul edebiliriz. Fakat biliriz ki, her ışık parçasının, bu işlemi hızlandırmada kendisine ait özel bir sorumluluğu da bulunmaktadır. Bu tıpkı fizik bir bedenin kan hücreleri sistemine benzer. Kan sisteminde, eğer iyi dengelenmişse bedensel sistemin bağışıklığını sağlayan hem beyaz hem de kırmızı kan hücreleri vardır. Kırmızı hücrelerin sayısı yeterince fazla değilse, ciddi hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Gezegenimiz de öyledir. “Kötü hücrelerin” sayısı fazlalaşırsa, daha fazla karışıklık, savaş, hastalıklar, suçlar vs. meydana gelecektir. Ancak negatif ve pozitif “hücreler”in dengesi mükemmelse, dünya insanları derslerini uyum ve anlayış içinde uygulayacaktır. Böylesi bir dengede, sözde “iyi ve kötüler,” gezegen halkının yükselişinde birlikte çalışırlar.
 Bunları göz önüne aldığımızda kendimizi Evrenin bir “hücresi” olarak görmemiz gerektiği gibi, arkadaşlarımızı, ailemizi, komşularımızı ve tanımadığımız insanları da Evrenin “hücreleri” olarak görmemiz gerekecektir. Bu gerçeği, yani her birimizin tek tek aynı sonsuz bedenin aktif hücreleri olduğunu anladıkça bizden farklı düşünenlere, farklı kültürde olanlara, hatta büyük savaşlara neden olanlara bile daha hoşgörülü olabileceğiz. Hastalıklara sebep olan dengesizliklerine rağmen fizik bedenimizi sevmeye devam etmemiz gibi, davranışlarına bakmaksızın gezegenimizin insanlarını sevebileceğiz. Çünkü tıpkı bizler gibi, onlar da aynı bedenin, yani sonsuz evrenin hücreleridir.
 Bu düşünceleri tamamıyla benimseyip, Bir Olan Bedenin hücreleri olarak örnek yaşam sergilersek, bu gerçeği başka insanların da anlamasına yardım edebiliriz. Varlıklar bu şekildeki Birlik İlişkisinin farkına vardıkça, Evrendeki Mükemmel Yasa daha fazla anlaşılacaktır. Ve böylece günümüzde “hasta” olan Gezegen Bedeninde denge yeniden kurulabilecektir. “Hücre dengesi” meydana geldiğinde gezegen Tekamül edecek ve Tek Olan Evrensel Bedene kavuşabilecektir.
 
 New Age Teachings'den

KAYIT OLUN
Etkinliklerimizden haberdar olmak için mail adresinizi giriniz.


Haberler & Duyurular

15 Ekim 2016'da başlayacak olan "İRAD Kendini Bilmek Seminer"lerimiz Cumartesi günleri saat 15:00'de gerçekleşecektir.
» Devamı

06 Ekim 2016'da başlayacak olan "İRAD Varlıksal Gelişim Seminer"lerimiz Perşembe günleri saat 19:00 - 21:30 arasında gerçekleşecektir.
» Devamı

Haziran ayı itibariyle taşındığımız yeni adresimizdeki ilk konferansımız Sn. Jale Eğitim Önder'in sunumuyla gerçekleşti. "Hakikat Yolunda Rehberlik" isimli konferansımıza yaklaşık 65 misafirimiz katıldı.
» Devamı

Açık Adres Bilgilerine Buradan Ulaşabilirsiniz
» Devamı